ÖFKESİZ VE MUTLU BİR HAYAT

ÖFKESİZ VE MUTLU BİR HAYAT

ÖFKESİZ VE MUTLU BİR HAYAT

Çağımız, sunduğu pek çok kolaylığın yanı sıra hayatımıza bir takım olumsuzluklar da katıyor. Bunlardan biri de, çabuk öfkelenme.  Öfke kontrolü yapamama, çabucak sinirlenip bağırıp çağırma sonucu ne yazık ki sonu bazen de üzücü biten pek çok hadiseyle karşılaşıyoruz ya da bizzat yaşıyoruz.

Yaşam şeklimizin değişmesi, hayatımızın kolaylaşması ve hızlanması günümüz insanını daha da sabırsız yaparak kusursuzluk peşinde koşmaya neden olmuştur. Tüm bunların etkisiyle insanların birbirlerine karşı müsamahası azalmış ve çabucak sinirlenen, öfkeden köpüren bireylerin etrafta kol gezmesini hiç de yadırgamaz duruma gelmiş bulunuyoruz.

Öfke kontrolü yapamama, asla basit bir sabırsızlık olarak değerlendirilmemesi gereken bir durumdur. Öfke kontrolünü sağlayamama, ne yazık ki günümüzde ailelerin dağılmasına, bireyler arasında husumetin çıkmasına ve hatta cinayetlere sebep olmaktadır. Gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine baktığımızda, tam da öfkeden gözü dönmüş insanların işlediği birbirinden vahim haberleri her gün okuyoruz. Bu açıdan baktığımızda öfke kontrol bozukluğu, uzman bir psikolog yardımıyla tedavi edilmesi gereken ciddi bir rahatsızlıktır.

Toplumumuzda huzur ve asayişin sağlanması için her şeyden önce sakin ve daha ılımlı, anlayışlı bireylere ihtiyaç var. Bu da ancak öfkenin kontrol edilmesi ve sinirlerin dizginlenmesi ile mevcut. Buraya kadara her şey güllük gülistanlık olsa da, öfke kontrolü yapmak hiç de öyle yazıp çizmek kadar kolay değildir elbette. İşte bu nokta da psikologlar devreye girmekte ve kendini kontrol etmekte zorlanan bireylere destek vermektedir.

Günümüzde çabuk öfkelenme, olur olmaz şeye köpürme gibi şikâyetlerle psikologlara müracaat eden birey sayısı hiç de az değildir. Daha sakin ve anlayışlı biri olabilmek için çabalayan, sevdiklerine ya da başkalarına zarar vermekten korkan pek çok kişi, öfke kontrolü sağlayabilmek için psikolog desteğine ihtiyaç duyuyor.

Toplumuzun geldiği hali görmek adına bu durum her ne kadar üzücü olsa da, yanlışlığın farkında olmak ve çözüm arayışlarında olunduğunu görmek olumlu bir gelişme. Bundan daha birkaç sene öncesine kadar bu duyarlılığa tanık olma oranı daha azdı. Günümüzün bilinçli bireyleri ise yeterli olamadıkları alanlarda ve eksi yanlarının gelişmesinde psikolog yardımı almayı artık normal görüyor ki doğru olan da buydu zaten.

Öfkesini kontrol edemeyip de anne babasına, eşine, çocuklarına yani en sevdiklerine ya da hiç tanımadığı kişilere zarar vermiş bireylerin bir yanda içlerinde duydukları derin pişmanlık hissi bir yanda ise cezai yaptırımla karşılaşmış olmanın verdiği sıkıntılı ruh hali ile baş başa kalma azabı yakalarını asla bırakmamaktadır. Bazen de bu durum bir adım daha ileriye giderek intiharla sonuçlanmaktadır. İşte bu yüzden, öfke kontrolünü asla hafife almamalı, bir psikolog yardımı ile kesin çözüme doğru yürümeli ve daha mutlu bir yaşam için adım atmalı.

Unutmamalı; öfkenin olduğu yerde huzur barınamaz…

Öfke kontrolü için psikoterapi desteği almak isterseniz yusufbayalan.com linkine tıklayabilirsiniz.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ