Çocuk Suçlarında Çevrenin Etkisi Var Mıdır?

Çocuk Suçlarında Çevrenin Etkisi Var Mıdır?

Çocuk Suçlarında Çevrenin Etkisi Var Mıdır?

Çocuk suçları dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de büyük bir artış göstermeye başlamıştır. Çocuk suçları üzerine yürütülen araştırmalarda mala karşı işlenen suçlar ile vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar başı çekmektedir. Çocukları suç işlemeye iten başlıca sebepler içinde genetik faktörlerin ve fiziksel eksikliklerin yanı sıra çocuğun yaşamış olduğu çevreninde etkisi de yadsınamayacak derecede büyüktür. Çocuğun suç işlememesine yönelik bugüne kadar alınan tedbirlerin etkili olduğu söylenemez. Bunda ki en büyük sebep ise çocuğun yaşamış olduğu çevrenin suça iten etkenlerini ortadan kaldırmaya yönelik herhangi bir çalışma yapılmamış olmasıdır.

Sosyal teoriler, çocukların işlemiş olduğu suçların çevresiyle oluşan ilişkiler sonucunda ortaya çıktığını, çocuğun çevresinde suç işlenme oranının yüksek olması durumunda çocuğunda suç işleme riskinin arttığını göstermektedir. Bu nedenle çevresinde suç işleme oranı yüksek olan çocukların çevresinde yapılacak sosyal değişimlerin suç işleme riskini önemli derecede azaltacağı sosyal teorilerin ortaya koyduğu bir gerçektir. Bu sosyal teoriler ise suç ve çevre ilişkisinin sıkı sıkıya ilişkisini göstermektedir. Çocuğun gerek ailesi tarafından gerekse akraba, komşu v.b. yakın çevresi tarafından yeterince sevgi ve saygı görememesi çocuğu suça iten başlıca etkendir. Ayrıca çocuğun yanlış ve eksik eğitim alması, gerek ailesi ve yakın çevresi gerekse devam ettiği eğitim kurumunda baskı altına alınmak suretiyle disipline edilmeye çalışılması, çocuğun çevresi tarafından doğal haklarının bile istismar edilmesi çocuğu suça iten etkenler arasında önemli yer tutmaktadır. Sosyal teoriler, çocuğun yetiştiği ailenin sahip olduğu gelenek ve göreneklerin, ailenin yaşamış olduğu ekonomik krizler sonucunda çocuğun ihtiyaçlarını karşılayamamasının, yine daha çok ekonomik sebeplerle ailenin çok sık göç etmesi durumunda çocuğun gittiği çevrede kültür çatışmaları yaşamasının, internet ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarında yer alan şiddet görüntülerinin ve şiddet içeren oyunların çocuğu suça teşvik ettiğine değinmektedir.

Çocuğu suça iten etkenler arasında sosyal öğrenme teorileri de çevrenin etkisinin önemine vurgu yapmaktadır. Sosyal öğrenme teorilerine göre çocuk çevresinde devamlı şiddet içeren davranışlar görüyorsa bunu normal olarak algılar ve bu şiddet davranışlarını kendisine model olarak alır. Sosyal öğrenme teorilerine göre çocuk çevresinde gördüğü şiddet davranışlarından karşıdaki insana şiddetin nasıl uygulandığını öğrenir ve çocuk yaşamının ilerleyen yıllarında bu şiddet davranışlarını sosyal çevresine uygulamaya başlayacağından sağlıklı sosyal ilişkiler kuramaz. Ayrıca sosyal öğrenme teorileri, çocukların çevresinde görmüş olduğu şiddet davranışları sonucunda hissettiklerini bastırıp, vicdanını rahatlatmak için madde kullanımına yönlenebileceğini, bu madde kullanımının çocuğu hem suça teşvik edeceğini hem de eğitim hayatının sonlanmasına neden olacağına ve bütün yaşamını alt üst edeceğine değinmektedir.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ