Migren Hayatınızı Kabusa Çevirmesin

Migren Hayatınızı Kabusa Çevirmesin

Baş ağrısı hemen hemen herkesin aşina olduğu ve bireyin hayat kalitesini ciddi ölçüde olumsuz etkileyen bir ağrı türüdür. Ensemizde, göz çevresinde, boynumuzda veya kulak bölgemizde hissedebileceğimiz baş ağrılarının en şiddetli biçimlerinden bir migren hastalığıdır.

 

Ülkemizde görülme sıklığı yaş grupları ve cinsiyete bağlı olarak %5 ile %20 arasında değişen migren kronik bir rahatsızlıktır. Migren atakları beyne giden kan akışındaki değişmeler sonucunda meydana gelmektedir. Beyne giden kan akışının azaldığı herhangi bir durumda; beyin damarlarının daha fazla oksijene ihtiyaç duyarak genişlemesi sonucunda migren ağrıları ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığı tetikleyen nedenler düzensiz beslenme, uykusuzluk, fiziksel açıdan bireyi zorlayan aktiveteler, stres, alkollü içecekler veya sigara tüketimi, mevsim ya da hava değişimi olarak sıralanabilir.  Migren auralı ve aurasız migren olarak iki ana tipte karşımıza çıkmaktadır. İki tip arasındaki temel farklar auralı migren hastalarında baş ağrısı başlamadan önce halsizlik, denge bozuklukları, görme kaybı, baş dönmesi, konuşma güçlüğü gibi semptomların görülmesidir. Aurasız migren hastalarında ise bu belirtiler görülmeden; hasta doğrudan baş ağrısı atakları geçirmektedir. Genelde yılda bir veya iki kez gerçekleşen migren atakları bazı hastalarda haftalık ya da aylık aralıklarla tekrarlamaktadır. Kişinin günlük hayatını ciddi ölçüde olumsuz etkileyen migren; bireyin sosyal hayatında, eğitim ve meslek yaşantısında sıkıntı yaratmaktadır. Hastaların çoğunun normal yaşantısında yaptığı aktiveleri engelleyen migren ataklarının daha şiddetli görüldüğü bireyler yatarak süreci atlatmaya çalışmaktadır. Bireysel düzeyde olduğu kadar toplumsal düzeyde de kişilere zarar veren bu hastalıkla baş etmenin ilk adımı doğru teşhisten geçmektedir. Her baş ağrısı migren değildir. Bu nedenle hastanın doğru tedavi edilebilmesi için doktorunun kendisine soracağı soruları düzgün bir biçimde yanıtlaması hayati önem taşımaktadır. Ağrının şiddetinin, süresinin ve yerinin doğru bir şekilde tarif edilmesi migren teşhisinde oldukça önemli etmenler olup; yanlış bir tedavi uygulanmasını engeller.

 

Migren tedavi edilebilen bir hastalıktır. Migren teşhisi konulduktan sonra hastalara akut ve koruyucu olmak üzere iki ayrı tipte tedavi uygulanmaktadır. Akut tedavi süreci migren atakları esnasında uygulanır. Sıklıkla migren atağı geçiren hastalara ise akut tedavi yöntemine ek olarak koruyucu tedavi de önerilmektedir. Koruyucu tedavi atak sıklığını azaltmayı ve hastalığı tetikleyen faktörleri ortadan kaldırmayı hedefleyen bir yöntemdir. Doğru teşhis ve tedavi ile siz de migreni hayatınızın kabusu olmaktan çıkarabilirsiniz.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ