Lidyalılar Hakkında Bilgi

Lidyalılar Hakkında Bilgi

Lidyalılar Hakkında Bilgi

Antik çağda Anadolu’nun batısında Gediz ve Menderes ırmakları arasında kalan bölgeye Lidya, bu bölgede yaşayan insanlara Lidyalılar denilmiştir. Anadolu’ya geldikten sonra önce Hititler sonra Frigler’in egemenliği altında yaşamışlardır. Dilleri Hitit dili ile aynıdır.

Tarihçesi:

Lidyalılar Kral Giges zamanında friglilerin yıkılmasından sonra bir devlet kurdular. Lidyalıların başkenti Salihli yakınlarındaki sardes (sard)’dır. Kral Giges devletin sınırlarını genişletip, doğu sınırlarını Kızılırmak ırmağına kadar uzattı. Asurlularla iş birliği yaparak kimmerlere karşı savaş açıldı, bunun sonucunda Kral yolu Asur’a kadar uzanmıştır. Medlerle yapılan savaş yapıldıktan sonra MÖ 585 yılında barış yapıldı, bunun sonucunda Kızılırmak nehri iki devler arasında sınır oldu.

Lidya devletinin en parlak zamanı Kral Krezüs dönemidir. Ancak Mısırla ittifak yapan Lidya Kralı Krezus’u yenen Pers Kralı Kyros Adalar Denizi’ne çıkmak istemeyince Lidya kralını yenip Lidya Krallığı’na son verdi. (M.Ö 546)

Lidyalıların Parayı Bulması

Lidyalılar, diğer milletler gibi dünya tarihinde derin izler bırakmışlardır. Bıraktıkları bu izlerin başında parayı icat etmeleri gelir. Lidyalılar, Paktalos ırmağının kenarına kurdukları elektron madeninde altın ve gümüş karışımından ilk parayı basmış ve bu para ile dünya tarihine parayı bulan millet olarak kazınmışlardır. Bastıkları ilk altın, gümüş karışımının üzerinde Lidya krallığının simgesi olarak bilinen kral aslan başı figürü yer almaktadır. Lidya kralı, Kral Kroisos zamanında ilk altın sikkeler basılmış, altın sikkelerin üzerine aslan başı ile birlikte krallığı simgeleyen kral tacı birlikte yer almıştır.

Kral Yolu

Lidyalılar, Anadolu üzerinde bulunan ve ticaret üzerinde büyük bir etkisi bulunan Kral Yolu’nu yaparak, ticaret kervanlarının kendi topraklarından geçmesini sağlamıştır. Bu sayede hem ticaret yapmış hem de geçen ticaret kervanlarından para kazanmışlardır. Lidyalılar, uygarlıklarını kurdukları topraklarda çeşitli yapılar inşa etmiş, ve günümüze kadar bu yapıların miras olarak kalmasına katkıda bulunmuşlardır. Manisa’da bulunan ve Kültür Bakanlığı tarafından koruma altına alınan Sadr Kalıntıları bu yapılara en iyi örnektir. Lidyalılar, güneş ve ay tanrılarına taptıkları için ölülerini toprak içine oyma kaya mezarları yaparak gömüyor, üzerini toprakla kapatarak uzun yıllar bozulmadan ölülerin kalacağına inanıyorlardır. Kral mezarı olarak yaptıkları mezarların üzerine ise farklı desenlerde mozaikler kaplayarak özel bir ünvan kazandırmışlardır.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ