Ayasofya Hakkında Kısa Bilgi

Ayasofya Hakkında Kısa Bilgi

Ayasofya Hakkında Kısa Bilgi

Ayasofya İstanbul’da, tarihi yarımada olarak bilinen eski İstanbul şehrinin bulunduğu bölgede bulunan, zamanın Bizans İmparatoru 1. Justinyen tarafından MS. 530 lu yıllarda yaptırılmış, bazilika planına uygun olarak yapılmış bir patrik katedralidir. Uzunca bir süre katedral olarak kullanılmış, İstanbul’un fethine kadar geçen 1000 yıllık süre içinde iki büyük deprem geçirmiş, depremlerden zarar gördüğü içim yaklaşık olarak 230 yıl kullanılmamıştır. 1310 yılındaki büyük depremden sonra Bizans imparatoru tarafından onartılmış ve kullanılmaya başlanmıştır. 1453 yılında İstanbul’un fethi ile Osmanlı egemenliğine geçen Ayasofya, fetihten sonra ilk Cuma günü Cuma namazı kılınarak camiye dönüştürülmüştür. Fatih sultan Mehmet Han döneminde bir köşesine yüksek bir minare yaptırılmış, cami olarak kullanılmaya devam edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet handan sonra yerine geçen padişahlar kendi adlarını simgelemesi ve Ayasofya’nın bir cami olduğunun pekiştirilmesi için diğer köşelerine bir birinden farklı genişlikte minareler yaptırmış, böylece dört minareli bir cami haline gelmiştir.

Günümüze kadar, bir çok kez onarım geçiren Ayasofya cami, 1935 yılından itibaren müze olarak kullanılmaya başlanmış, iç kubbe deki kalem işçilikleri yapılan restorasyonlar ile ortaya çıkarılmıştır. Yapılan restorasyon çalışmaları sırasında Ayasofya’nın mimari yapısı ortaya çıkarılmıştır. Bu mimari yapıya göre, bir bazilika planı çerçevesinde kubbeli bazilika ile kubbe geçişi, ve taşıyıcı kirişlerin birbiri üzerine bindiği bir sistem ile yüksek tavanı günümüze kadar ayakta durabilmiştir.

Ayasofya’nın yapılması imparator 1. Justinyen açısından çok önemli olduğundan ve bir Hristiyan sembolü olarak görülmesini istediği için büyük bir servet harcadığı, hazine bütçesinin dörtte birini çok hızlı bir sürede tamamlanması için harcadığı, 17000 işçinin ve kölenin inşaat sırasında çalıştırıldığı bilinmektedir. Adındaki ‘’ Sofya ‘’ kelimesi kutsal, bilge anlamlarına geldiği için Hristiyanlığın Ortodoks mezhebinin üç simgesinden biri olarak görülmektedir.

Ayasofya, İstanbul’un fethi ile birlikte hiç tahrip edilmeyerek korunmuş ve günümüze kadar getirilmiştir. Günümüze müze olarak insanların gezmesi için açık bir müze halindedir. Giriş ücreti ödeyen herkes, dış girişten başlayarak yürüyerek, en üst kata kadar yürüyerek çıkıyorsunuz. Ayasofya içinden tekrar zemine kadar inip, iç mimari güzelliklerini hem yukarıdan hem de en alt kattan inceleyebiliyor, yer alan bilgi panoları ile Ayasofya hakkında detaylı bilgiye sahip olabiliyorsunuz.


ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ