Hukuk Nasıl Oluştu?

Hukuk Nasıl Oluştu?

Gelenek, Ahlak, Din Ve Hukuk: Hukuk Nasıl Oluştu?

Aristo’nun ”insan sosyal bir hayvandır”cümlesinden de yola çıkarak insanın toplum olarak yaşama isteğinin olduğunu biliyoruz. İnsanlar birbirlerine ihtiyaç duyarlar. İlk insanlardan bugüne hep birbirleriyle ilişki kuran insanların durumu gün geçtikçe daha da karmaşık bir duruma bürünmektedir. A kişisi B kişisi ile ilişki içerisindeyken B kişisinin ilişkisi olan kişiler diye çok basit şekilde gittiğimizde bile bu karmaşıklığı görebiliriz. Dolayısıyla toplumda düzeni kurmak için kurallar gerekir ki karışıklığı da önleyelim. Ama tabi ki ilk önce devletin koyduğu hukuk kuralları yoktu. Peki ne vardı? İnsanlık tarihinde ortaya çıkan şeylerden birini düşünecek olursak gelenek diyebiliriz. Peki gelenek neden bize yetmedi?

Çok basit bir örnekle düşünelim. Biraz geçmişe gidelim, bir köy düşünelim. Köyde tavuk besleyen birisi olsun ve bir gün komşumuzun tavuğunu çalıp yiyelim. Daha sonra komşumuz bunu fark etsin ve bize gelip nasıl böyle yaptın desin? Biz de rahatça canım çekti yedim diyelim. Muhtemelen aramızda bir tartışma başlar ve kavgaya kadar ilerler. Bunu gören köyün yaşlıları bir yerde toplansın ve olayı konuşsunlar. Sonra bizi çağırıp ”gelenek”e göre yargılasınlar. Köy meydanında bir yaşlı bize ”Senin atalarında bu köyün geçmişinde bizim kültürümüzde böyle bir hırsızlık olayı yok. Sen nasıl yaparsın?” desin. Biz muhtemelen ”Bana ne atamdan geçmişten?”diyebiliriz. En fazla bizi dışlarlar ve köyden gideriz. Bu bizi caydıramaz, hatta köyün geri kalanına örnek teşkil eder. O çaldı yedi bir şey olmadı. Demek ki gelenekler toplumsal düzeni korumada tek başına yeterli olmadı.

Başka bir şey düşünelim, ahlak. Ahlak kurallarını hep duyarız. Aynı örnekten devam edelim; bu sefer köyün ileri gelenleri bizi çağırdılar ve ”senin yaptığın ahlaksızlık” dediler. Cevabımız ”Ahlaksızsam ahlaksızım kime ne?” olur ve bu da bizi caydıramaz. Gördüğümüz gibi ahlak da bizi etkilemedi.

Sonra aklımıza gelen ne? “din”. Bu sefer bizi çağıran heyet, ”bu günahtır, cehennemde yanacaksın.” dedi. Hal böyle olunca muhtemelen diğerlerinden daha çok etkileniriz fakat tamamen caydırır mı? Aramızdan “Bu Allah ve benim aramda.” ya da ”Yanıcak olan benim size ne?” diyecek olanlar çıkabilir. Gördüğümüz gibi bizi en çok etkileyebilecek olan gelenek, ahlak ve din bile toplumsal hayatı tek başına düzenleyemiyor.

Peki kapımıza gelen komşu, bizi polise şikayet edeceğini, savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söylese? Az sonra polisin geleceğini ve bizi tutuklayacağını öğrensek? O zaman ”Sanane” diyebilir miyiz? Hiçbir insan özgürlüğünün kısıtlanmasını istemez. Muhtemelen anlaşma yoluna gider ve bir daha böyle bir şey yapmayız. Ayrıca diğer kişiler de bunu görüp hırsızlık yapmayabilir. Çünkü ortada bir yaptırım söz konusu. O an yaptığımız şeyin cezasını çekeceğimizi idrak ederiz ve üç beş kişinin değil devletin kurallarıyla karşı karşıya kalırız.

Bu basit örnekten şunu görebiliriz, hukuk ortaya çıkmadan önce hayatımızı düzenleyecek şeyler vardı fakat ortaya koydukları bir yaptırım söz konusu değildi. O yüzden daha keskin ve genel kurallar konuldu ve herkes uymaya zorlandı. Yüzde yüz olmasa da toplumsal düzen için hukuk böyle ortaya çıktı!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.